Haber arşivinde aramak istediğiniz kelimeyi yazınız
Genç Şair: Zabit Karaköse
Genç Şair: Zabit Karaköse

ESKİ RÖPORTAJLAR

  • Genç Şair: Zabit Karaköse..
    17.2.2016 23:55:05

  •   17.2.2016 23:55:05

    Siz şiir severler için, Genç Şair Zabit KARAKÖSE ile eğlenceli bir röportaj yaptık. Şiir yazmak doğuştan mı gelir yoksa sonradan kazanılan bir yetenek mi ?  Şiir , Şair’in aynası mı ? Tüm bu soruların cevaplarını şairimizin ağzından okuyalım…

    • Şiire olan merakınız ne zaman başladı? İlk şiirinizi ne zaman yazdınız, hatırlıyor musunuz?

    Şiire olan merakım çok küçük yaşlarda başladı, ilk şiirimi hatırlayamam ama ilkokulda bile şiir yarışmaların hemen hemen hepsine katılırdım.

    • Şiirlerinizde ele aldığınız konular nelerdir?

    Şiirlerimde genellikle lirik konulara ağırlık veriyorum. Aşk, Özlem, Ayrılık,  gibi ama başka tema içeren şiirler yazmayacağım anlamına gelmemeli bu…

    • Şiirlerinizi yazarken belli bir ortam seçer misiniz?

    Elbette, dikkat ettiğim en önemli hususlardandır bu. Bilgisayarım başında sessiz bir ortam olmalı ve tek başıma olmalıyım o odada. Bu yüzden eserlerimi gece 00:00’dan sonra kaleme alırım. Çay ve müzik de olmazsa olmazlardandır benim için.

    • En sevdiğiniz şairler kimlerdir?

    En sevdiğim şairler… Ben şairlerin hepsini severim ama illa isim istiyorsanız dönem olarak ele almak gerekir. Örneğin:  Şimdilerde İsmet Özel, İbrahim Tenekeci, Şükrü Erbaş gibi iyi şairlerimiz var, eskiye gidecek olursak Türk Edebiyatına adını yazdırmış: Nazım, Necip Fazıl, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Asaf, Can Yücel gibi sonsuz önemli isimler söyleyebilirim.

    • Şiir yazmaya başladığınızda kendinize örnek aldığınız bir şair var mıydı ?

    Ben çok küçük yaştan itibaren başladığım için belirli bir idolüm yoktu, fakat çok fazla şiir kitabı okurum. Bu sebeple muhakkak ki etkilendiğim isimler vardır.

    • Sizce günümüz gençliğinin şiire bakışı nasıldır?

    Bence gençliğimiz Şiire sadece sevgiliye söylenen şatafatlı sözler olarak bakıyor ne yazık ki… Fakat şiir aşktan tutunda ölüme kadar anlatamadıklarımızı anlatmaktan geçer, bir başkaldırıdır, hayata karşı dik duruştur. İlhan Berk şöyle der: “Şiir insanlara en yakın sanattır, bir ağaç bile –yalnızca şiirde- ağacın kendinden daha gerçektir.” Bende inanıyorum ki insanlar şiir okudukları sürece dünya daha güzel olacaktır.

    • Günümüzde şiire yeterince önem veriliyor mu? Önem verilmiyorsa sizce neden?

    Pek önemsenmiyor, önem verildiği söylense bile belli bir kesim tarafından oluyor bence… Şiirlerde şarkılar, türküler gibi toplumun her kısmına ulaşmalı. Önem verilmemesinin sebebi okuyan bir millet olmadığımız içindir belki de. Ya da şiiri bazı kısımların çok hafife alıp okumaya bile tenezzül etmediğini düşünüyorum. Sorsak iki Türk Şairi söylemeyecek insanlar var ne yazık ki… Keşke herkes şiir okusa, şairlerine, yazarlarına sahip çıksa. Atatürk sanatçıya çok önem vermiştir. Çünkü biliyordu kalemin kılıçtan keskin olduğunu. Ancak yazarak, okuyarak uygar medeniyet düzeyinin zirvelerinde bir ülke olabiliriz. Ben diyorum ki her gün hiç değilse bir tanecik şiir okuyun, kalbinize çok iyi gelecektir…

    • Şiir yazmadaki amacınız nedir? Sanat için mi yoksa toplum için mi yazarsınız?

    Şiir yazmamda ki amaçlarımın en başında; Yazma duygusu, hani insanın yapmadığı bir iş olunca aklı hep orda olur bir türlü huzurlu olamaz, işine aklını veremez… İşte yazmadığım sürelerde böyle hissediyorum. Şiir bir nevi içindeki zehri kağıda dökmek gibi. Yazdıktan sonra rahatlıyorum nefes alabiliyorum. Sanat için mi toplum için mi derseniz bu şiirden şiire değişir kimi şiirimde toplum için yazmışımdır onların duygularına eşlik edecek, anlayabilecekleri şiirler… Kimi şiirlerimde ise söz, kelime oyunlarına başvurarak sanatsal bir yol izlemişimdir. Fakat kararımca şiir toplum için olmalı, halk şiirlerini okumalı, arkasında durmalı…

    • Son yüzyıl şairlerinden en çok hangisini beğeniyorsunuz?

    Buna cevap vermem zor. Bir isim söylesem diğer şair aklımda kalacak. Hani “Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu, iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük… “gibisinden…

    • Çayyaş adlı kitabınızda az da olsa şiirleriniz mevcut , bunlar arasında birisine özel yazdığınız şiirler var mı?

    Evet , Çayyaş adlı kitabım deneme kitabı olarak geçtiği için içinde 4-5 adet şiir mevcut , Şu an bir şiir kitabı üzerinde çalışıyorum. Birisine, birilerine özel yazdığım şiirler elbette var fakat onlar bunu biliyor mu, bilemem…

    • Sizce şair mi doğulur yoksa sonradan da şair olunabilir mi?

    Bence şair doğulur, gerçekten Bir Allah yetisi olduğunu düşünüyorum şairliğin. Şair doğulur ama bunu geliştirmek ve nerelere geleceğinizi belirlemek şairin elindedir.  Şair doğdum diye her karaladığımıza da şiir diyemeyiz.

    • Şiirin, şairin aynası olduğunu düşünüyor musunuz?

    Düşünürüm hem de çoğu zaman, beni tanımayıp şiirlerimi okuyan insanların beni yüzyıldır tanıyormuş gibi gelip muhabbet etmelerini de zaman zaman istemişliğim vardır.

    • Şiir yazmak karşılaştığınız olayların sonucunda bunları kâğıda dökmek ihtiyacından mı doğdu yoksa ”Şu konuda da bir şiir yazılsa iyi olur” diye düşünerek mi yazıyorsunuz?

    Şiirleri karşılaştığım olaylar üzerine yazarım. Araştırılıp “şu konuda şiir yok bir şiir yazayım” denilerek yazılan şiirin de pek başarılı olacağına inanmıyorum.

    • Kitaplarınıza ve şiirlerinize isim koyarken nelere dikkat edersiniz?

    Kitaba ve şiirlerime isim koyarken klişe bir isim olmamasına kendi içeriğini yansıtmasına ve o ismin bir albenisi olmasına dikkat ederim. İsimler önemli çünkü güzel bir kitap o isimle, güzel bir şiir o isimle anılacak hem de dünya var olduğu sürece…

    • En sevdiğiniz şiiriniz hangisidir?

    Şiirlerim, evlatlarım gibi… Bir baba nasıl çocukları içinde ayrım yapamazsa bende yapamam. Her şiirin bir anısı var nasılsa…

    • Şiire dair birkaç söz söylemek isterseniz neler söylersiniz?

    Şiir… İsmini bile söylerken kalbimin köpürdüğü bir edebiyat, sanat dalı… Bir öğretmenimiz “şiir edebiyat dalları arasında çok ama çok farklı konumdadır “ derdi. Bu sözüne neredeyse her gün hak veriyorum. Şiir iyi ki var yaşanmışlıklara, yaşanmamışlıklara, yitmişlere, ezilenlere, kırılanlara…  Hep aklımı meşgul eder şu soru: “Şiir olmasa bu dünyada yaşanır mıydı?” İnanın ki yaşanmazdı, yaşayamazdım ben, o kurtarıcım benim, kadim dostum, kalemi elime ilk aldığımda tanıştığım okul, çocukluk arkadaşım benim şiir ve hayatın garip yolculuğuna sıcacık bir çayla mola vermek şiir…

    • Okurlarınıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?

    Elbette, onlara çok teşekkür ederim çünkü yazdıklarımı okuduklarında benle aynı duyguları yaşıyor olduklarını bilmem yalnız olmadığımı hissettiriyor bana. Onlarla nice kitap yolculuklarında tekrar tekrar buluşmak isterim. Ayrıca ne türde olursa olsun çok okumalarını, anne baba iseler çocuklarına kitap okuma alışkanlığını aşılamalarını isterim.

    Hepsi de sağ olsunlar, var olsunlar, şiirle kalsınlar…

    • Vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz.

    Ben teşekkür ederim bana ilgi gösterdiğiniz için.

    Çamlaraltı Mahallesi Şehit Münise Özcan Cad. No: 12/A Pamukkale / DENİZLİ

    Ana Sayfa - İletişim - Künye - Haftanın Mekanı - Denizli'de Bugün - Foto Galeri - Haftanın Programı - Denizlilife TV